29/05/2026
Sergi açılış > 5 Haziran 19.00
Ziyafette Bir Canavar, insan ile hayvan arasındaki yerleşik düzenin kısa süreliğine askıya alındığı bir anı düşünmeye açar. Burada karşılaşma, insanın kendisini doğanın üzerinde konumlandırdığı tanıdık bakışın tersine dönmesiyle başlar. Yüzyıllardır adlandıran, ayıran, sahiplenen ve tüketen insan, bu kez başka bir canlının iştahı karşısında konumlanır. Yeme eylemi yalnızca bedensel bir ihtiyaç değil, ötekini kendi varlığına katma, onun gücünü alma ve sınırlarını ihlal etme arzusu olarak belirir. Bu nedenle soru basit bir saldırı sahnesinin ötesine geçer: İnsan, kendisine yönelmiş bir iştahın nesnesi olduğunda, kendi üstünlük düşüncesiyle nasıl yüzleşir?
Bu karşılaşmada canavar, insanın dışında duran fantastik bir varlık olmaktan çok, insanın kurduğu iktidar düzeninin tersine çevrilmiş görüntüsüdür. Hayvanın insana yönelen bakışı ve iştahı, insan merkezli dünyanın bastırdığı ihtimali açığa çıkarır. Avcı ile av, özne ile nesne, tüketen ile tüketilen arasındaki sınırlar yer değiştirir. Böylece ortaya çıkan sahne, yalnızca bir korku anı değil, insanın doğa üzerindeki hâkimiyet fikrine yöneltilmiş görsel bir karşı hamledir. Ziyafette Bir Canavar, insanın kurduğu iktidar dilini tersine çevirir ve onu, kendi iştahının başka bir canlıda aldığı biçimle karşı karşıya bırakır.