Mardin Ortaköy

Mardin Ortaköy Mardin Ortaköy Mardin Artuklu Ortaköy( Gülharrin)

01/01/2026
19/07/2025
19/07/2025
09/05/2025

BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN ADAMIN HİKÂYESİ
Gerçekliği tartışılır ama verdiği ders hayli gerçek…

Hazırlayan ✍️ : Dünya Gözüme Kaçtı

Uşaklı Osman Efendi memleketin sözü geçenlerinden biridir. Ancak bir gün öyle bir baş ağrısına tutulur ki, hayatı altüst olur. Ağrıyı ne doktorlar durdurabilir ne de sebebini bulabilir. Geceler uykusuz, gündüzler göz yaşlı geçer. Ailesi çareyi İstanbul’a gitmekte bulur, oradan da çare bulunamayınca yurtdışına, ta İsviçre’ye kadar uzanırlar. Aylar geçer, onlarca profesör seferber olur ama teşhis konamaz. Herkesin söylediği aynıdır: "Adam sapasağlam." Oysa Osman Efendi her geçen gün tükenmektedir.

Sonunda memlekete, Uşak’a dönülür. Yayladaki eve kapanır. Ağrı kesicilerle hayatı sürdürmeye çalışır. Umutlar tükenmiş, ölüm bile kabullenilmiştir artık…

Derken bir gün, moral olsun diye eski berberi çağrılır: Berber Mehmet. Traş sırasında Osman Efendi derdini döker, “ölümü bekliyorum” der. Berber bir düşünür, sonra "Beyim, sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın?" deyip yakından bakar. Gerçekten de içeri doğru uzamış, sinirlere baskı yapan bir kılla karşılaşır! Çantasından cımbızı çeker, kılı tutar ve bir hamlede alır. O anda öyle bir çığlık kopar ki, köy ayaklanır. Ama ertesi sabah... Osman Efendi aylardır ilk kez baş ağrısı olmadan uyanır.

Doktorlar sonra anlar: Kıl, sinir dokusuna baskı yapıyormuş. Çözüm basitmiş ama kimsenin aklına gelmemiş.

Berber Mehmet, yaptığı iyiliğin karşılığında bir servetle ödüllendirilir. Ama asıl kazanan, bu hikâyeyi duyanlardır...

Çünkü bu hikâye gerçek olsun ya da olmasın, içinde büyük bir hayat dersi taşır:
Bazen en karmaşık görünen sorunların çözümü, en basit yerde gizlidir.
Ama ne yazık ki çoğu zaman, burnumuzun ucunu göremez hâle geliriz.
Kimi zaman da “berber Mehmet” gibi birini küçümsediğimiz için dinlemeyiz.

“Burnundan kıl aldırmamak” deyimi işte böyle bir kibri anlatır:
Kendisini öyle yüksekte görür ki kişi, bir başkasının sözüne kulak vermeyi bile zül sayar.
Oysa belki de çözüm, dinlemediği o “küçük” sesin içindedir…

Hayat bize hep şunu fısıldar:
Kibir, acıyı büyütür. Alçakgönüllülükse bazen bir ömrü hafifletir.
Ve unutma…
İçinden çıkamadığın bir dert varsa, belki de sadece bir cımbızlık iştir.

Hazırlayan ✍️ : Dünya Gözüme Kaçtı

09/05/2025

EŞEK ANIRINCA ABDEST BOZULUR MU ?
Köyün birine bir imam atanır.
Köylü ile çok güzel anlaşır ama her eşek anırışında, köylünün abdest yenilemesine anlam veremez bir türlü.
Dikkatini çeken bu durumun nedenini sorar.
İçlerinden birisi, yıllar evvel köyün imamının, “eşeğin anırdığını duyarsanız abdestiniz bozulur” dediğini, o yüzden de, yıllardır bunu uyguladıklarını söyler. İmam, böyle bir şeyin olamayacağını söyleyerek olayı araştırır.
Öğrenir ki, çok yıllar evvel, köyde su olmadığı için köy halkı toprakla abdest alıp, yani teyemmüm yaparmış.
Tabi ki, köye su, eşeklerin sırtında taşındığı için de, o zamanın imamı bir vaazında; “köyde su olmadığı için, abdestinizi toprakla alabilirsiniz ancak, eşeğin sesi duyulduğunda sırtında su taşıdığını bildiğiniz için, toprakla alınan abdest bozulur; çünkü artık su vardır” demiş.
Ancak, vaazı gönülsüz dinleyen bir köylü, sadece “eşek anırmasını duyarsanız abdest bozulur” kısmını duyup, bunu da halka yaydığı için, herkes de sorgulamadan bunu uygulamış.
Görünen o ki, zaman geçtikçe bu hikâyedeki şartlar değişmiş olsa da, insanoğlunun huyu, pek değişmemiş.
***
Bir konu hakkında doğrusunu öğrenme merakı ve gayreti gütmeden, duyduğumuz gibi, özellikle de işimize geldiği gibi hareket etmemize güzel bir örnek olmuş.
Sorgulanmayan, muhakeme ve muhasebe edilmeyen bir hayatın taklitçi ve robotlaşmış bir hayattan başka bizlere verebileceği bir şey olamaz.
Bazen tembelliğimizden, bazen hayatımızın bir anlamı ve amacı olmadığından, boşvermiş, günübirlik bir hayat yaşarız.
Bazen de irademizi birilerine teslim ettiğimizden böyle bir hayatı yaşarız.
Sorgulamayız yani…
Hatta sorgulatmayız da…
Neden ve nasıl konusunda kafamızı yorma zahmetine bile girmeden, birilerinin iki dudağından çıkacak söze ya da gözlerinden gelecek işmara endeksli bir hayatı hayat sanırsak ve hatta benimsersek, eşeğin anırmasına göre abdestini bozanlardan ne farkımız kalır ki?
Ne yazık ki, bir konu hakkında bilgi edinme, araştırma ya da doğrusunu öğrenme yerine, duydukları ile hareket edenler yüzünden, toplumsal reflekslerimizde bile benzer gelişmeler olmaktadır.
Aslında dinimizi, yani İslâm’ı kaynağından değil de birilerinden duyduğu şekliyle öğrenip yaşayan, bununla da yetinip kendisini geliştirmeyen, hatta dinimizin aklımızı kullanma ve düşünme konusunda bizleri uyarmasına rağmen bunlara uymayanlar için de manidar bir örnek olmuş.
Bırakalım eşek eşekliğini yapsın. Onların anırmasına göre değil, akli ve nakli delillere göre hareket edelim. Aklımızı ve irademizi gerektiği gibi kullanıp daha insani ve daha İslâmî bir hayat yaşamaya gayret edelim.

Address

Mardin Artuklu Ortaköy (Gülharrin)
Mardin
47100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mardin Ortaköy posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Museum

Send a message to Mardin Ortaköy:

Shortcuts

Share

Category