13/04/2026
ALTIN RENGİ BÜYÜ
Bir türkü tutturmuşum
Eşeğimin üstünde
Çok eski zamanlardan
Islanmış ot kokularından
Çekirgelerin seslerinden bahseden
Sözlerini kendimin uydurduğu
Unutulmuş kentin insanlarına adanmış
Testimde Salbakos'dan süzülüp gelen suların serinliği
Yürüyorum binlerce insanın geçtiği
Daracık patikalardan
Geniş taş yollar incelmiş zamanla
Büyük küçülmüş
Zaman dürülmüş
İnsanlar sürülmüş
Şehirler biterken
Tarih sessizce
Her zamanki gizemine gömülmüş
Kokuları bana benzer bilirim
Binbir renkli çiçeklerinin
Karlı suları çam tadında
Bir çocuk ağlar devamlı
Kesik asma dalından süzülen her bir damlada
Soluyorum rayihasını ikliminin
Altın rengi büyüsündeki alımlı kentin
Bembeyaz mermerler yanında
Küçük kuşun yuvası
Sararmış otların içerisinde
Ve herşeyin ötesinde
Ilık bir esinti savrulmakta göklere
Arkamdaki tiyatroda binlerce kişi
İzlerken tragedyayı
Bir türkü tutturmuşum
Kendi halimde
Alevden sarısıcak
Soğan lâlesi
Yanıbaşımda engerek yılan
Başını çıkardı çıkaracak
Acanthus yaprakları arasından
Belki de savaşacak yıllar sonra
Aydın bey oğlu ile Bizanslılar
Münbit topraklar uğruna
Kanlı meydanlarda
Aphrodisias yakınlarında
Miryekefelon savaşında
Ve toprağa verilecek
Yaralanıp ölünce Boyasin 'da
Çamlıbel 'de Bizanslı komutan anıt mezarı
O taştan bu taşa atlar ruhum
Uyur sessizce milyonlar
Uyur korkunç geceleri unutmak istercesine
Sallanır her yer
Yıkılır tapınaklar
Zavallı insanlar
Kurdukları medeniyetin ihtişamında
ezilirken
Bilmezlermi ki ahşap olsa yıkılmayacak
Gidenler belki de gitmeyecek
Dönüp altın yoldan geri gelecekler
Mavinin kopkoyusu gök altında
Nasıl da parıldar olgun başaklar
Altın şehir akarken sarı sıcağa
Buhur alevler yükselir topraktan
Ağustos böcekleri selvilerde
Binyılların sessizliğini haykırır
Süregiden ıslıkları
Tizin tizi çığlıklarıyla
Sararan yaz günlerinde
Süleyman Bezci
18 Mayıs 2022
📸
Aphrodisias
* Salbakos: Babadağ