Sultan II.Abdülhamid Han Hz. Türbesi

Sultan II.Abdülhamid Han Hz. Türbesi Cennet Mekân Sultan II.Abdulhamid Han Hz. Türbe-i Şerifi...
Sultanahmed - Çemberlitaş... Tarihe „Ulu Hakan“ olarak geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu´ nun 34.

Ulu Hakan...

Cennet Mekân Sultan II.Abdulhamid Han 21 Eylül 1842 yılında İstanbul´ da doğdu. Padişahı ve 113. İslam Halifesidir. Babası Sultan Abdülmecid Han, annesi çerkez milletinden Tir- i Müjgan Kadınefendi´ dir. Sultan II. Abdülhamid Han henüz 10 yaşında iken Tir- i Müjgan Kadınefendi´ nin Hakk´ ın rahmetine kavuşmasıyla babasının diğer bir hatunu Piristü Kadınefendi tarafından yetiştirildi.

Ayrıca babasının vefatıyla Osmanlı Mülküne Padişah olan amcası Sutan Abdülaziz Han yeğeninin eğitimiyle yakından ilgilendi. Bu alaka neticesinde Sultan Abdülaziz Han Avrupa Seyahati sırasında O´ nu da beraberinde götürdü. Abdülhamid Han 31 Ağustos 1876 yılında padişah ilan edilip Sahabe´ nin büyüklerinden Eyüp el- Ensari hazretlerinin huzurunda kılıç kuşandı. (Osmanlı geleneklerine göre padişah olan kimselerin Eyüp Sultan türbesinde kılıç kuşanmaları bir kanundu.) Böylece 33 yıllık mücadele dolu iktidar ve siyaset hayatı başlamış oldu. Hükümdarlığı sırasında, Sultan II. Abdülhamid Han, herkesi, şahsiyetinin istikrarı ve siyasi basiretiyle şaşırttı. Hırslı vezirler ve paşalar, Sultan Abdülhamid Han´ ı, menfaatleri için kullanılmasının mümkün olmayışını keşif etmeleriyle sukut-u hayale uğradılar. Uluslararası arenada ise avrupa devletleri, hükümdarları Sultan Abdülhamid Han´ ın siyasi dehası karşısında aciz kaldılar; memleketin daha çok dış borca girmesi için avrupalılar tarafından yapılan teşebbüslere Sultan Abdülhamid mani oluyordu, bu konuda ne teşvik edilmesi ne kandırılması mümkündü. Zira, İmparatorluğun daha çok dış borca girmesi, Osmanlı Mülkünü mahvedecek ve devletin avrupalı devletler tarafından idare edilmesine neden olacaktı. Sultan Abdülhamid Han´ ın hedefi: Osmanlı devletini modern dünyayla mücadele edecek bir yapıyı tesis edip yenilemekti. Buna Osmanlı Devletini yeniden kurmak denebilir. Bu yenilenme ekonomik güce dayanmalıydı, bunun için birçok atılım yaptı. Entellektüel müesseselerin Kuran- ı Kerim´ le uyumlu çalışması O´ nun en büyük hedefi idi, bu hedeflerine 30 yılı aşkın gayretiyle, mücadelesiyle ulaştı. Fakat bu başarı O´ nu tahtan indirilmesine sebep oldu. Hükümdarlığı boyunca, birçok iftiraya maruz kaldı, ağabeyi Sultan Murad´ dan tahtı zorla almakla suçlandı. Nitekim düşmanları galip geldi, Nisan 1909´ da tahttan indirilip Selanik´ e gönderildi. Alatin Köşkü´ ne hapsedildi. Tahttan indirilmesi İslam Kanunlarına uygun değildi. Bu perspektiften bakıldığında meşru son İslam Halifesidir. (Bundan dolayı Osmanlı tahtı ve hilafet için kendi oğlu Şehzade Selim Ahmed Arabi´ yi atamıştır. İslam kanunlarına göre halifenin kendisinden sonra gelecek kimseyi atama yetkisi vardır.) Abdülhamid Han tahttan indirildikten sonra ülke başını Enver, Talat ve Cemal paşaların çektiği Jöntürkler tarafından kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti´ nin denetimi altında kaldı ve Osmanlı tahtına birçok kaide ve kanun ihlal edilerek Sultan Reşad oturtuldu. Bu, uzun Osmanlı tarihinde henüz emsali görülmemiş bir durumdu. Ayrıca ihtilalcilerin acımasız tehditlerine rağmen, Sultan Abdülhamid Han, şahsi servetinin büyük bir parçasını, devletin ekonomisini idare etmekte acizliklerinden dolayı mali sıkıntıda olan Jöntürkler´ e vermeyi red etti. Bu buhran, entrika döneminde Sultan II. Abdülhamid Han´ ın hanımlarından İran Kaçar Prensesi Seniha Zılli Sultan´ dan 9. oğlu Şehzade Selim Ahmed doğdu.
Şehzade Selim Ahmed Arabi´ nin doğumunu manevi bir işaret olarak kabul eden Sultan Abdülhamid Hanj Jöntürkler´ e istedikleri meblağı verdi. (Prenses Nadin Sultan´ ın bu konu hakkındaki görüşü: Sultan Abdülhamid Han, saltanatının sonunda bir oğlanın doğumu, İmparatorluğa artık hükmeden Jöntürkler´ e, imparatorluğun iyiliği için maddi yardımda bulunmayı ilahi bir emir olarak görmüş olabilir.)
1912 yılında Selanik yunanlara karşı yapılan bir savaştan sonra kaybedildi, Selanik´ in kaybedilmesiyle Sultan Abdülhamid Han İstanbul´ a tekrar getirildi ve Beylerbeyi Sarayı´ nda ikamete mecbur edildi. Sultan Abdülhamid Han en küçük oğlu Şehzade Selim Ahmed Arabi´ yi yanına aldırdı ve eğitimiyle bizzat ilgilendi. Sultan Abdülhamid Han hayatının son yıllarında Cenab-I Allah´ ın iradesini yanlış anlamış olabileceğini düşünüp İmparatorluğun O´ na en muhtaç olduğu zamanda, tahttan indirilmesine izin vermiş olmasından dolayı izdırap çekti. Ulu Hakan, Cennetmekan Sultan Abdülhamid Han 1918 senesinin 10 Şubat’ında Beylerbeyi Sarayı´ nda hayata gözlerini yumdu, Divan yolundaki Sultan Mahmud Türbesine, amcası Sultan Abdülaziz ile dedesi İkinci Mahmud’un yanına defnedildi. Vefatında 75 yaşını 4 ay geçiyordu. Cenazesinde en hareketli aleyhtarlarının bile ağladığı söylenir.

Değerli dostlarımHayırlı Cumalar FETHİ MÜBİNİMİZ MÜBAREK OLSUN......          أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِي...
28/05/2026

Değerli dostlarım
Hayırlı Cumalar

FETHİ MÜBİNİMİZ MÜBAREK OLSUN......



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ • بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ • الْحَمْدُ لله ِرَبِّ اْلعالَمِينً • وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِناَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَ أَصْحاَبِهِ أَجْمَعيِنَ •



Ey bütün kâinatı idare eden, ey bütün canlılara can veren, ey bütün âlemleri terbiyesi altında bulunduran yüce Allah’ım!

Bütün kâinatın diliyle, yarattığın tüm mahlûkatın zerrelerinin sayısınca ve hamd edenlerin hamdleriyle sana hamd ediyor ve bütün kâinatın diliyle; yarattığın tüm mahlûkatın zerrelerinin sayısınca salât ve selâm vericilerin salât ve selâmlarıyla, efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ya salât ve selâm gönderiyoruz.

Ey âlemleri yoktan var eden yüce Rabbimiz! Âlemlerinin içinde bir âlem olarak kapına geldik, bu mübarek Cuma .saatinde, dünyevi meşgalemizi bir tarafa bırakıp; huzurunda sana yöneldik, boynumuzu büktük, kemâli edeple senden istiyoruz bizleri boş çevirme ya Rabbi.

Sen ayetlerinde buyuruyorsun ki:

Ey Muhammed! Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben, onlara çok yakınım. Dua edenin duasını, bana dua ettiği zaman kabul ederim. O halde onlar da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki; doğru yolu bulmuş olsunlar. [2] işte bizler senin bu çağrına imanla icabet ediyor, ısrarla dualarımızın kabulünü istiyoruz.

Ya İlâhel âlemin! Bizi yoktan var eden sensin, sen yaratansın biz kuluz, bunu böyle kabul ediyoruz. Bizi kendine kul kabul eyle ya Rabbi.

İki cihan serverini tanıyor ve peygamberliğine iman ediyoruz, bizi ona ümmet, ondan bize şefaat nasip eyle ya Rabbi.

“İnnemel mü’minune ihvetün” ilkene bağlı kalarak Mü’minleri kardeş biliyoruz, bu kardeşliğe şuur ihsan eyle Ya Rabbi.

Ya Rab! Sevdiklerini bize de sevdir, yerdiklerini bize de yerdir. Dost ve düşmanlarımızı tanıma gayreti ver ya Rabbi.

(Ey) Mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir. Şüphesiz ki senin her şeye gücün yeter. [3]

Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Öyleyse sen bizim imanımızı bağışla, bizi ateş azabından koru. [4] Ya Rabbi.

Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Kalbimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma![5] Bizi ve bizden sonra gelecek olan nesillerimizi de bağışla Ya Rabbi.

Ey Rabbimiz! Bize peygamberlerine vaad ettiğin şeyleri ver, bizi kıyamet günü rezil etme [6] Ya Rabbi.

Rabbimiz! İndirdiğine inandık, elçine uyduk, öyleyse bizi şahitlik edenlerle birlikte yaz. [7]

Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi tarafından bir rahmet bağışla, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcısın [8] bağışla bizi ya Rabbi.

Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın, kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et [9] Ya Rabbi.
.....Rabbimiz! Bize dünyada güzel olanı ver, ahirette de güzel olanı ver, bizi ateşin azabından koru [10] Ya Rabbi.

Rabbimiz! Senin ilmin ve rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Tövbe edip senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennem azabından koru. Rabbimiz! İnananları ve onların babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları kendilerine söz verdiğin devamlı mutluluk cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, bilge olan ancak sensin. Onları kötülüklerden koru! O gün kötülüklerden kimi korursan, ona şüphesiz rahmet etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş da budur. [11] Bizi büyük kurtuluşa nail eyle ya Rabbi.

Hesabın görüleceği günde, bizleri, ana ve babalarımızı, dede ve ninelerimizi, hısım ve akrabalarımızı, sevdiklerimizi ve sevenlerimizi, dost, arkadaş ve yoldaşlarımızı, eş ve çocuklarımızı, bütün akrabalarımızı ve zürriyetlerini, kardeşlerimizi ve sana gönül vermiş bütün bir Ümmet-i Muhammedi bağışla, merhametinle merhametlendir ya Rabbi.

Dünya ve ahiret darlığı çektirme. Sonumuzu hayırlı eyle. Ahir zaman fitnesinden cümlemizi muhafaza eyle. Kabir ve cehennem azabından koru ya Rabbi.

Ya Rabbel âlemin! Âlemlerinin içinde sana yöneldik, senden başkasına yöneltme ya Rabbi. Bizleri ve Müslümanların yaşadığı her beldeyi; savaş, deprem, yangın, sel, fırtına, açlık, kıtlık, kuraklık, akla hayale gelmez her tür belâ ve musibetlerden muhafaza eyle ya Rabbi.

Bizi, bize ve nefsimize bırakma. Şerlilerin şerlerinden, İnsan ve cinlerin kötülüklerinden muhafaza eyle ya Rabbi.

Ey Rahman ve Rahim olan Allah’ım! Dünya Müslümanlarına; akıl, şuur, bilinç ve cesaret ihsan eyle. Dünyayı fitneye boğmak isteyenlere ise fırsat verme ya Rabbi. Müslümanların aleyhinde sinsi plânlar kuranların plânlarını kendi başlarına çal ya Rabbi.

İslâm ve Müslüman düşmanlarını sana havale ediyoruz, bildiğin gibi yap ya Rabbi.

İslam topraklarına ve Müslümanların huzuruna göz dikenlere fırsat verme ya Rabbi! Hiçbir insanın huzurunun bozulmasına ve kurulmuş yuvasının dağılmasına izin verme ya Rabbi!

Şu anda dünyanın çeşitli bölgelerinde senin dininin izzeti için kıyam eden; azgın ve kâfirlere karşı mücadele veren ve bu uğurda canlarını ve mallarını ortaya koyan, Müslüman, muvahhid ve mücahid kardeşlerimizi sahipsiz ve yardımsız bırakma ya Rabbi. Ordularınla Allah’ım, ordularınla kardeşlerimizi destekle, şer güçlerin şerlerinden emin eyle. Ayaklarını yolunda sabit kıl ve Müslümanları muzaffer eyle ya Rabbi.

Ya ilâhel âlemin! Dünyanın her bölgesinde çeşitli felâketlerle zarara uğramış, evlerini ve yakınlarını kaybetmiş, şu anda sefaletle mücadele veren kardeşlerimize tarafından yardım eyle. Acılarını dindir ve üzerlerine sabır yağdır ya Rabbi.

Hastalıklara yakalanmış; şu anda hastahanelerde veya evlerinde senden şifa bekleyen kullarına, Şafi isminin hatırına şifa eyle ya Rabbi.

Borç altında kalan kardeşlerimize borçlarını edada yardımcı ol ya Rabbi. Ümmeti, kul hakkıyla imtihan etme ya Rabbi.

Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah’ımız. Fakirlikle mücadele veren ve senden yardım bekleyen kardeşlerimize helâlinden mülkünü esirgeme ya Rabbi.

Hülasa her tür zorluk ve sıkıntılarda bulunan dert sahibi kardeşlerimizin sıkıntı ve dertlerini ortadan kaldır ya Rabbi.

Ya Rabbel Âlemin, ya Rabbel Aradin ve ya Erhem-er Rahimin! Senin dininin izzeti için mücadele verip de; özgürlükleri kısıtlanmış olan din kardeşlerimize sabır vererek; en yakın zamanda hürriyetlerine kavuştur ya Rabbi. Çektiklerini günahlarına keffaret kabul eyle ya Rabbi.

Ey dertlilerin dermanı olan Allah’ım! “Bana dua edenin duasına icabet ederim” diyorsun, dualarımızı karşılıksız bırakma ya Rabbi.

Okumuş ve dinlemiş olduğumuz Kur’an-ı Kerim’den hâsıl olan sevabı; başta Âdem (a.s.)’la efendimiz (s.a.v.) arasında gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin mübarek ruhlarına hediye eyledik, haberdar eyle ya Rabbi. Peygamber efendimiz (s.a.v.) ‘in mübarek ailelerinin, sahabenin, tabiin ve tebe-üt tabiinin, velilerin, sıddıkların, şühedanın, ulemanın, evliyanın, sana inanmış, sana yönelmiş, seni ilâh kabul etmiş ve kıyamete kadar sana iman edecek; tüm Mü’minlerin ruhlarına hediye eyledik, vasıl eyle ya Rabbi.

Ana ve babalarımızın, onlarında ana ve babalarının, bizleri yetiştirmede, büyütüp beslemede az veya çok emeği geçenlerin, senin sevdiklerinin ve seni sevenlerinin ruhlarına hediye eyledik ulaştır ya Rabbi. Yeryüzüne gelmiş geçmiş tüm Mü’minlerin ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle ya Rabbi. Bizden sonra kıyamete kadar gelecek olan nesillerimizin de ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle ya Rabbi!

Ya Rabbel Âlemin ve ya Erhem-er Rahimin! “Bildiğimiz ve bilmediğimiz her türlü hayırları senden istiyor ve yine bildiğimiz ve bilmediğimiz her türlü şerlerden sana sığınıyoruz.”

İlâhi! ente maksûdi ve rızake matlûbi, maksadımız sensin ve senin rızanı talep ediyoruz. Bizleri senin rızan için yaşayan ve senin rızan için canını ve malını harcayan kullarından eyle.

Ya Malik-ül Mülk olan Allah’ım! Bizi ve neslimizi kovulmuş şeytanın şerrinden koru ve ona götüren bütün yolları kapat. Biz Ümmet-i Muhammed’i, sana ulaşan bütün yolların yolcusu eyle.

Ey kullarına yakın olan Allah’ım! Bizleri kendine yakın kıl.

Ey dualara icabet eden Allah’ım! Ellerimizi boş çevirme.

Ey bütün yolları yaratan Allah’ım! Bizleri dosdoğru olan yoldan, “sıradel müstakim”den ayırma. Kendilerine nimet verdiklerinin yollarına ulaştır! Peygamberlerin, sıddıkların, salihlerin, âlimlerin, şehidlerin ve sevdiklerinin yollarından ayırma. Gazaba uğramışların, dalâlete düşmüşlerin, azgın ve zalimlerin yollarına düşürme ya Rabbi.

Ey imanın sahibi! Ey kalplerdekini bilen, ey kalpleri istediği gibi evirip çeviren, ey kâinatı idare eden, ey her zerreye hitap eden, ey her mahlûkatın ihtiyacına cevap veren, ey her canlının rızkını veren, ey beynimizdeki damarlara hükmeden, ey küçücük mikro organizmalarla devleri dize getiren! ve ey kudreti sonsuz olan Allah’ım!

“Azabından affına, gazabından rızana sığınıyoruz. Ya Rabbi senin korkundan yine sana iltica ediyoruz. Sen yücelerden yücesin. Seni lâyık olduğun şekilde medh-ü sena edemiyoruz, seni ne kadar övsek yine övemiyoruz, sana lâyık bir şükürle şükredemiyoruz, ancak biliyoruz ki; sen kendini sena ettiğin (övdüğün) gibi yücesin.

Ya Rabbe-s semavati vel aradin! Her türlü şirkten, riyadan, zulümden, küfürden, hatadan, isyandan, koğuculuktan, fitne ve belâdan, görünür ve görünmez her türlü kötülüklerden, bilinir ve bilinmez her türlü şerlerden sana sığınıyoruz, muhafaza eyle ya Rabbi.

Bizleri, maddeye taparcasına dünyaya sarılmaktan ve yaratılış gayemizi unutmaktan muhafaza eyle ya Rabbi.

Bizleri, Kur’an ile amel eden ve Resulümüz (a.s.)’ın izinde yürüyenlerden eyle.

Kıldığımız namazları ve yaptığımız her tür ibadetleri dergâhı izzetinde kabul eyle Ya Rabbi.

Hayatımızı İslâm ile güzelleştir. Dünyanın aldatıcı lezzetlerine kanmamıza izin verme ya Rabbi.

Şu anda sana el açan kardeşlerimizin ölmüşlerine rahmet, kalanlarına imanlı hayat, bedenlerine sıhhat ve selâmet ihsan eyle ya Rabbi.

Senden özel istekleri olan ve bu duaya âmin diyen kardeşlerimizin isteklerini geri çevirme ya Rabbi.

Ya Zül Celâl-i vel İkram! Dinimizi yaşamak isteyen kardeşlerimize kolaylık ver. Dinsizlerin ve din düşmanlarının şerlerine bulaştırma ya Rabbi!

Yolunda kolaylıklar vererek dinimizi yaşama lezzetini cümlemize tattır ya Rabbi.

İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helâk etme ya Rabbi.

Dünya ve ahirette kusurlarımızı yüzümüze vurma ve bizi mahşerde rezil etme ya Rabbi.

Hesabımızı kolaylaştır. Defterimizi sağ elimize ver ve bizi dünya ve ahiret iyilerinden eyle Rabbi.

Eğri ile doğrunun ayrılacağı; bir kısım yüzlerin ağarıp, bir kısım yüzlerin kararacağı mizanda, yüzlerimizi ak eyle ya Rabbi.

Herkesin kendi grubunda toplanacağı o günde; Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in sancağının altında toplanmayı ve ona komşu olmayı cümlemize nasip eyle ya Rabbi.

Ey cennetlerin sahibi olan Allah’ım! Bizleri Firdevs cennetlerine kavuştur.

Ya ilâhel âlemin! İmanla yaşamayı bizlere nasib-i müyesser eyle. Son nefesimizde Kelime-i Şahadet ki; (buyurun hep beraber) “Eşhedu ella ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluh” kelime-i mübinini söyleyerek imanla huzuruna varmayı cümlemize nasip eyle ya Rabbi.

Kulluğumuzun bütün noksanlıklarına “Estağfirullah el Azim" diyoruz. Ümmet adına istiğfarımızı kabul eyle ya Rabbi.

İlahi Ya Rabbi.Bu vesileyle Rasulullah efendimiz(S.A.V) " لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ"

“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”[1] Hadisi Şerifine Mazhar olan,Cennet mekan Fatih Sultan Muhammed Han hazretlerine ve onun kahraman ordusuna ve dahi Sancak-ı Şerif-i Bizans surlarına diken Ulubatlı Hasan ve diğer gazi ve şehitlerimizede dua edıyoruz,sen kabul eyle Ya Rabbi!!

Dualarımızı; kabul edilen duaların, içimizdeki beli bükülmüş ihtiyarların, masum yavrularımızın ve senin yanında hatırı olanların hürmetine kabul eyle Ya Rabbi, Kabul eyle Ya Rabbi, Kabul eyle Ya Rabbi! Âmin

“ve ahiru de’vahum enil hamdu lillahi Rabbil âlemin.” [12]

El fatiha…

SELAM VE DUA ILE VESSELAM...
ABDÜLHAMİD KAYIHAN OSMANOĞLU....

28/05/2026
"Gönüllerin merhametle dolduğu, küslerin barıştığı, semaya açılan ellerin boş çevrilmediği mübarek Arefe gününe ve bayra...
25/05/2026

"Gönüllerin merhametle dolduğu, küslerin barıştığı, semaya açılan ellerin boş çevrilmediği mübarek Arefe gününe ve bayramın eşiğine bizleri ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun.
​Bugün kalbimizin bir yarısı evlerimizde bayram telaşındaysa, diğer yarısı Arafat’ta, Kabe’de, Peygamber efendimizin (s.a.v.) izini taşıyan o pak topraklarda dökülen gözyaşlarındadır. Cenab-ı Allah, o mukaddes beldelerde 'Lebbeyk' nidalarıyla arşı titreten, günahlarına ağlayıp rızasını dileyen ve haccını eda eden tüm mümin kardeşlerimizin, hacılarımızın ibadetlerini, vakfelerini ve sa'ylarını katında en ali derecede kabul eylesin. Gözyaşlarıyla sulanan o mübarek topraklarda, Beytullah’ın gölgesinde yapılan tüm ihlaslı dualar hürmetine; bizlerin de geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, hanelerimize huzur, ömrümüze bereket, gönüllerimize inşirah versin.
​Ya Rabbi! O mübarek ellerin Arafat’ta ümmet-i Muhammed için ettiği duaları bizim namımıza da kabul eyle. Bizleri de affolunmuş, rızana ermiş, cehennem azabından azat edilmiş kullarının zümresine ilhak eyle. Devletimizi, milletimizi ve tüm İslam âlemini her türlü afattan, musibetten ve şerden muhafaza buyur; mazlum coğrafyalara bu bayram hürmetine nusret ve selamet nasip eyle. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlularımıza edalar ihsan eyle.
​Rabbim bizlere ve neslimize de en kısa zamanda o mukaddes topraklara yüz sürmeyi, o manevi iklimi solumayı nasip ve müyesser eylesin. Arefe gününüz feyizli ve hayırlara vesile olsun; şimdiden Kurban Bayramınız mübarek, yapılan tüm dualarınız izzet-i dergâhta kabul olsun."

17/05/2026

Kalplerin yakınlaştığı, iyiliğin çoğaldığı bir bayrama hazır misinız?

Devlet-i Aliyye Ocakları olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da kurban vekaletlerinizi kabul ediyoruz.

Kalplerin yakınlaştığı, iyiliğin çoğaldığı bir bayrama hazır mısınız? Kurban emanetlerinizi dünyanın dört bir yanına ulaştırarak gönül köprüleri kuruyor, kardeşlik bağlarımızı güçlendiriyoruz.



Hisse Bedeli: 5.000 TL

💳 Ödeme Bilgileri
Alıcı: Devleti Aliyye Ocakları Eğitim ve Kültür Derneği
IBAN: TR41 0001 0000 1996 9299 3250 01
Açıklama: Ad Soyad, Telefon ve Kurban yazınız.

📞 İletişim ve Bağış
WhatsApp Bilgi: +90 549 590 12 99
Online Bağış: https://devletialiyye.org.tr/tr/urun/vacip-kurbani/

07/05/2026

HAYIRLI CUMALAR....

Yâ Rabbi!
Bizim halimize bakarak muamele etme. Kendi ikram ve ihsanına göre bize muamele eyle.

hicYâ Rabbi!
Kerem ve lütfunla hidayet ettiğin kalbe tekrar delalete, sapıklığa meylettirme. Belaları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan günahları örten Rabbim, o günahlar dolayısı ile bizden intikam alma, bize azap etme.

Yâ Rabbi!
Biz nefis ile şeytana köpek gibi tabi olduksa da sen azap arslanlarını bize saldırtma.
Ey Hayy edebi diri olan Rabbim!
Talep ve dua üzerine nasıl olurda kerem etmezsin. Sen kerem sahibisin. Ey mahlukatın, yaratıkların, canlıların ihtiyacını gideren Rabbim sen varken hiçbir kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak layık değildir.

Yâ Rabbi!
Ruhumda bir ilim katresi var. İlahi onu hevâ rüzgârıyla ten toprağından muhafaza eyle.
Ey ihsanı çok olan Rabbim!
Cefa içinde geçip giden ömre merhamet et.
Ey affetmeyi seven Rabbim!
Bizi affeyle. İsyan derdimize çare eyle.
Ey yardım isteyenlerin yardımcısı!
Bizi hidayete çıkar.

Yâ Rabbi!
Dua ve yakarışlarımızda sana layık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatalarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslah et ve duamızı kabul buyur. Çünkü sözlerin hakimi ve sultanı ancak sensin.

Ey Âlemin Yaratıcısı!
Kasvetli, kararmış, katılaşmış adeta taş gibi olmuş olan kalbimizi mum gibi yumuşat, feryadımızı, âh u vâhımızı, hoş eyle ki rahmetini celbetsin, çeksin. Hepimizi köle gibi kullanan bu serkeş nefisten bizi satın al. O nefis bıçağı kemiğe dayandı (zulmü canımıza yetti).

Yâ Rabbi! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin.

CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN

ABDULHAMİD KAYIHAN OSMANOĞLU...

KURBANINIZ BAYRAM OLSUN!Kurban vekaletlerinizi İslami usullere tam uygun şekilde yerine getirerek Afrika’daki gerçek iht...
28/04/2026

KURBANINIZ BAYRAM OLSUN!

Kurban vekaletlerinizi İslami usullere tam uygun şekilde yerine getirerek Afrika’daki gerçek ihtiyaç sahibi ailelere bizzat ulaştırıyoruz. Şeffaflık ilkemiz gereği, kurbanınızın kesim anına dair videoları kayıt altına alarak tarafınıza iletiyoruz.

— Hisse Bedeli: 5.000 TL

◆ Ödeme Bilgileri
| Alıcı: Devleti Aliyye Ocakları Eğitim ve Kültür Derneği
| IBAN: TR41 0001 0000 1996 9299 3250 01
| [!] Açıklama: Ad Soyad, Telefon ve Kurban yazınız.

◆ İletişim ve Bağış
» WhatsApp Bilgi: +90 549 590 12 99
» Online Bağış: www.devletialiyye.org.tr
» E-Posta: [email protected]

23/04/2026

HAYIRLI CUMALAR....

Bismillahirrahmanirrahim,

Allah’ım! Muhammed ve Ehlibeyt’ine rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir; seni nida ettiğimde, nidamı duy; sana yalvarıp yakardığımda bana (lütuf gözüyle) bak. Ben sana doğru yönelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum. İçimde olanı biliyorsun; ihtiyacımdan haberdar ve kalbimdekine vakıfsın. Dönüşüm ve döneceğim yer, söylemek istediğim söz, dile getirmek istediğim ihtiyaç ve akıbetim için umduklarım sana gizli değildir.

Ey Sahibim! Senin takdir ve hükmün, ömrümün sonuna dek benden vuku bulacak her şeyde, zahir ve batınımda caridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının değil, senin elindedir.

Allah’ım! Rızkımı sen vermezsen, kim verir! Eğer bana, yardım etmeyerek yalnız bırakırsan, kim yardım eder! Allah’ım! Gazabından ve azabından sana sığınırım.

Allah’ım! Gazabından ve azabından sana sığınırım.

Allah’ım! Ben rahmetine layık olmasam da, sen geniş fazlın ve rahmetinle bana bağışta bulunmaya layıksın.

Allah’ım! -Sanki kıyamet kopmuş da- yalnız başıma huzurunda durmuş gibiyim, sana olan güzel tevekkülüm bana gölge etmiş, kerem ve ihsanına layık olanı yapmışsın ve affınla günahlarımı örtmüşsün.

Allah’ım! Beni bağışlarsan ne güzel, zaten bağışlamaya senden daha layık olan kim var? Eğer ecelim gelip çatmış olurda amelim beni sana yaklaştırmamışsa, günahlarımı itiraf etmeyi affına vesile kılıyorum.

Allah’ım! Nefsime yönelmekle kendime zulmettim, eğer beni affetmezsen yazıklar olsun bana!

Allah’ım! Bu güne kadar ihsanını benden esirgemedin, ölümle başlayan hayatımda da kesme.

Allah’ım! Öldükten sonra bana hüsn-ü nazarından nasıl keserim ümidimi, oysaki sen hayatımda iyilikten başka bir şey yapmadın bana.

Allah’ım! Sana yakışır şekilde işlerimi yoluna koy ve cehalet bataklığına batmış bir günahkâra kendi lütuf ve fazlın ile merhamet eyle.

Allah’ım! Dünyada birçok günahlarımı gizli tuttun, ahirette onları gizli tutmana da muhtacım.

Allah’ım! Günahlarımı salih kullarına açmayarak lütfettin bana; öyleyse kıyamet günü bütün kulların karşısında rüsva etme beni.

Allah’ım! Bağışın arzumu çoğalttı; affın ise amelimden daha üstündür. Allah’ım! Kullarının arasında hükmettiğin gün, huzuruna çıkmakla beni mesrur eyle.

Allah’ım! Senden özür dilemem, mazeritinin kabul olmasından müstağni olmayan -çaresiz- kimsenin özür dilemesidir. Öyleyse, ey günahkârların kendisinden özür dilediği en keremli zat, mazeretimi kabul buyur.

Allah’ım! Hacetimi reddetme, dileğimi boşa çıkarma, lütuf ve kereminden ümidimi kesme.

Allah’ım! Eğer aşağılığımı isteseydin beni hidayet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin beni kurtarmazdın.

Allah’ım! Senden isteyerek ömrümü tükettiğim ihtiyacımı reddeceğini hiç sanmıyorum.

Allah’ım! Hamd sanadır daima, ezelden ebede. Artar eksilmez; sevdiğin ve razı olduğun gibi. Allah’ım! Eğer suçumdan ötürü beni alıkoyarsan affına, günahlarımdan ötürü ise alıkoyarsan mağfiretine sarılırım. Eğer beni ateşe atar isen, “Seni seviyorum!” diye haykırırım ateş ehline.

Allah’ım! Nasıl ayrılayım huzurundan mahrum ve nasipsiz? Oysaki lütfünle bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri döndürmeni güzelce ummaktayım.

Allah’ım Ömrümü gaflet pisliğinde tükettim, gençliğimi de senden uzak kalma sarhoşluğuyla geçirdim.

Allah’ım! Verdiğin nimetle mağrur olduğum ve gazabına doğru gittiğim günlerde gaflet uykusundan uyanamadım.

Allah’ım! Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum, huzurunda durmuş ve kereminle sana tevessül etmiş bulunuyorum.

Allah’ım! Kulun olarak huzurunda, hayâmın azlığından yaptığım kötü amellerimden sıyrılarak sana yöneliyor ve senden af talep ediyorum; çünkü af, senin kerem ve lütfünün özelliğidir.

Allah’ım! Beni muhabbetin için uyarmadan önce sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir gücüm yoktu. -Muhabbet ışığın kalbimde yandıktan sonra ise- nasıl olmamı istediysem öyle oldum; beni kerem ve lütfüne dahil ettiğinden ve kalbimi senden gaflet etme kirlerinden temizlendiğinden dolayı sana şükrediyorum.

Allah’ım! Ey aldanandan uzak olmayan yakın! Ey mükâfatını ümit edenden esirgemeyen cömert! Kendisini çağırdığında sana icabet eden ve yardımınla amele sevk ettiğinde sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana bak.
Mabudum! İştiyakla sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu sana yükselen bir dil ve değeri, sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bana bağışla.

Allah’ım! Seninle tanınan, şöhretsiz; sana sığınan, zelil ve kendisine teveccüh ettiğin kimse de başkalarına köle olmaz.

Allah’ım! Senin yoluna yönelen aydınlanır ve sana sığınan korunur; ey mevlam, ben sana sığındım; rahmetine olan ümidimi kereminin güzelliğinden kesmedim.

Allah’ım! Eğer hatalarım beni, senin yanında düşürüp zelil etmişse o halde beni, sana olan hüsn-ü tevekkülümle affet. -Sana gönül bağladığım için beni bağışla.

Allah’ım! Eğer günahlarım beni, lütfünün güzelliklerinden uzaklaştırmışsa, şüphesiz şefkatinin güzelliğine olan yakinim beni -sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni uyutmuşsa, değerli nimetlerini tanımak beni uyandırmıştır.-

Allah’ım! Eğer beni büyük -azabın ateşe çekiyorsa, büyük mükâfatın da beni cennete doğru çekiyor.

Allah’ım! Öyleyse senin -rızana kavuşmak için istiyorum ve sana yalvarıp niyaz ediyorum; senden Muhammed ve Ehlibeyti’-ne rahmet etmeni ve beni, daima seni anan, ahdini bozmayan, sana şükretmekten gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı istiyorum.

Allah’ım! Beni, seni tanımam, senden gayrisinden yüz çevirmem için izzetinin güzel nuruna kavuştur; ey celal ve ikram sahibi Allah.
Ve Allah, Resulü Muhammed’e ve onun tertemiz Ehlibeyt’ine salat ve çokça selâm eylesin.

Bu Bütün imamlarımıza mensup yüce ve derin manaları içeren bir münacaattır, ve huzur-i kalp hâsıl olan her zamanda okunması iyidir.

CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN..
SELAM VE DUA İLE VESSELAM

ABDULHAMİD KAYIHAN OSMANOĞLU...

Address

Mollafenari Caddesi, Türbedar Sk. No:15
Beyazıt
34120

Opening Hours

Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00
Sunday 09:00 - 17:00

Telephone

+905323950673

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sultan II.Abdülhamid Han Hz. Türbesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Museum

Send a message to Sultan II.Abdülhamid Han Hz. Türbesi:

Share