20/02/2026
BERNA YANGIN | SERGİ
27.02.2026 /15.03.2026
Açılış: 18.00
Beden, sadece fiziksel bir form değil; deneyimin, tarihin ve büyünün aynı anda sergilendiği en mikro ve en güçlü alandır. O, hem kendi hikayesini anlatır hem de var olduğu zamana derin çentikler atar. Berna Yangın, bizi bu kadim anlatıcının, yani bedenin gizli bölmelerinde dolaşan bir masal dünyasına davet ediyor.
Sanatçının yarattığı her bir masal kahramanı, sadece bir figür değil; direnişin, mizahın ve bütünleşmenin birer dışavurumudur. Bu resimlerde sınırları belirli bedenler değil, farklı var oluşların birbiri içinde eridiği, geçişken ve akışkan ilişkiler görürüz. Her bir çizgi, bedenin durağan bir yapı olmadığını, aksine sürekli bir oluş ve dönüşüm halinde olduğunu hatırlatır.
Bu anlatının üzerine oturduğu derin ve karanlık zemin, alelade bir geceyi değil, zamanın ve mekânın sınırlarının silindiği bir zamansızlığı temsil eder. Bu siyah boşluk; dünyevi döngülerin —gündüzün ve gecenin, saatin ve takvimin— ötesinde, adeta uzayın sonsuzluğu gibi bir mutlaklık sunar. Berna Yangın’nın figürleri, bu zamansız boşlukta asılı dururken, masalların o kadim “bir varmış bir yokmuş” kapısını aralar.
Gündelik hayatın gürültüsünden ve kronolojik zamanın baskısından azade olan bu karanlık, bedenin hikayesini en yalın haliyle haykırmasına olanak tanır. Zeminin bu zamansızlığı, her bir hikayeyi dondurmak yerine ona sonsuz bir hareket alanı açar. Bu sayede her bir eser, ona tanıklık eden, onu seyreden herkesin zihninde yeniden ve yeniden yazılma kudretine sahiptir. Berna Yangın’ın masalsı evreni, izleyiciyi sadece bir gözlemci olmaya değil, bu sonsuz boşlukta bedenin attığı her bir çentiği kendi deneyimiyle tamamlamaya ve ortak bir hikayenin parçası olmaya çağırıyor.