24/02/2026
Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi),
Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik bağımsızlığını fiilen kaybettiği ve “devlet içinde devlet” olarak tanımlanan bir dönemin başlangıcıdır. Bu süreç, kontrolsüz borçlanma ve mali yönetimsizlikten doğmuştur.
Osmanlı Devleti’nin dış borçlanma serüveni 1854 Kırım Savaşı ile başlamış, ancak alınan paralar üretken yatırımlar yerine saray yapımı ve cari giderlere harcanınca ekonomi sürdürülemez hale gelmiştir.
1875 Ramazan Kararnamesi, Osmanlı Devleti, borçlarının faizini bile ödeyemeyeceğini, ödemeleri %50 oranında kestiğini ilan etti. Bu bir nevi “moratoryum” (iflas) ilanıydı.
93 Harbi ve Berlin Antlaşması (1878) ile Rusya’ya karşı alınan ağır mağlubiyet sonrası Avrupa devletleri, alacaklarını garanti altına almak için baskıyı artırdı.
20 Aralık 1881’de II. Abdülhamid döneminde Muharrem Kararnamesi imzalandı.
Bu kararname ile Düyun-u Umumiye İdaresi resmen kuruldu. Alacaklı devletler (İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan), Osmanlı’nın en önemli gelir kaynaklarına doğrudan el koydu.
Düyun-u Umumiye, Osmanlı Maliye Nezareti’nden bağımsız bir kurum gibi çalışıyordu.
İdare; tütün, tuz, damga pulu, alkollü içkiler, balık avı ve ipekten alınan vergilere doğrudan el koyma ve bunları toplama yetkisine sahipti.
İdare, Osmanlı Devleti’nin kendi Maliye Bakanlığı’ndan daha fazla memur çalıştırmaya başlamıştı (Yaklaşık 5.000 memur).
Özellikle tütün üzerindeki tekel (Reji Şirketi) halk üzerinde büyük bir baskı kurmuş ve tütün kaçakçılığı ile mücadele adı altında silahlı “kolcular” kullanılmıştır.
1-)👉 Düyun-u Umumiye'nin varlığı, Cumhuriyet'in ilanına kadar devam etmiştir.
TBMM Hükümeti, Anadolu'daki gelirlerin Düyun-u Umumiye tarafından toplanmasını reddederek bu gelirlere el koymuştur.
En kritik aşamadır. Lozan'da bu idarenin mali ve siyasi egemenliği sona erdirilmiştir. Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, kendine düşen payı (borcun yaklaşık %65'i) uzun vadeli taksitlerle ödemeyi kabul etmiş ve son taksit 1954 yılında ödenerek bu defter tamamen kapatılmıştır.
📚 Şevket Pamuk - Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme, s. 55
📚 Mahfi Eğilmez - Değişim Sürecinde Türkiye: Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Sosyo-Ekonomik Bir İnceleme, s. 89